|
“Tanrı,
yarattığı kulunun uzun ömürlü olmasını istiyorsa Datça Yarımadası’na
bırakır” (Strabon)
Kuzeyden esen sıfır rutubetsiz rüzgârı sayesinde rahat bir şekilde
yaşamınızı geçirebilirsiniz, sörf yapabilir, temiz denizde yüzebilir
ve dalabilirsiniz. Datça gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerini
serin-sıcak ama gülerek karşılayan küçük bir tatil kasabasıdır.
Marmaris ve Bodrum gibi tanınmış turizm merkezlerine yakın olmasına
rağmen doğal yapısını koruyabilmiş turizm merkezlerinden
biridir hala. Marmaris-Datça kara yolu son yıllarda yapılan
yol çalışmaları ile rahat seyahat edilebilecek bir hale
getirildiği için Datça'ya ulaşmak artık eskisi kadar zor değil.
Marmaris’e sadece
72 km
mesafede olan Datça’ya Marmaris’e ulaştıktan sonra her saat
başı kalkan midibüslerle 1,5 saatte ulaşabilirsiniz. Başka yörelerde
25 derecede bile hissedilen bunaltıcı hava, Datça’da yazın
ortalama sıcaklık 35 dereceyken bile yaşanmamaktadır. Bu nedenle
astım ve kalp yetersizliği çeken kişiler için Datça ideal bir
yerdir. Çevre beldelere göre neredeyse sıfır nem oranı ve bol
oksijenli havası ile tanınmış olan Datça’ya tarihte en eski tıp
okulları kurulmuş, hastalar şifa bulmaya bu bölgeye gelmişlerdir.
Ayrıca açılmış olan diyaliz merkezi ile böbrek hastaları için
cazip bir tatil beldesi haline gelmiştir. İklimsel zenginliğin ürünlerinden
olan yoğun çam ormanlarından süzülen çam balı, çiçek balı,
kekik balı, adaçayı, papatya, kuşburnu çayları, badem,
zeytinyağı, denizden gelen levrek, mırmır, çupra gibi lezzetli
nimetlerin mucizesindendir olsa gerek Datça’da yaşayanlar uzun
yaşamının sırrını keşfetmiş gibi görünüyorlar…
Datça’nın her yerinden denize rahatlıkla ulaşmak mümkündür.
Kumluk Plajı, Hastane Altı Plajı, Taşlık Plajı ve Şifalı Göl
şehir içinde herhangi bir araca gereksinim duymadan ulaşabileceğiniz,
yüzebileceğiniz yerler. Şehir merkezine
4 kilometre
uzaklıktaki Kargı Koyu’nda dinlenebilir, geceyi mehtabı
izleyerek kumsalda geçirebilirsiniz.
Palamut bükü, Hayıt bükü, Ak-tur ve Ova bükü, temiz
denizi ve el değmemiş doğasıyla sakin bir mekân arayanlar için
oldukça ideal ve aktif tatile uygundur. Sürekli
esen meltem rüzgârı, sörf meraklılarını buraya çekerken,
denizin dip zenginliği amatör dalgıçları büyüleyecek kadar güzeldir.
Datça
ve çevresi yürüyüş sporunu sevenlere de birçok olanaklar
sunuyor. Çam, papatya, kekik, badem ve zeytin ağaçları arasında
yürüyüşe çıkıp, köyleri, koyları, kıyıları keşfetmek
istiyorsanız hiç durmayın hemen yürüyüşe çıkın. Bu arada
eski taş evleriyle yerli ve yabancı herkesin beğenisini toplayan
Eski Datça’yı, Selçuklu döneminden kalma camisiyle Hızır şah
Köyü’nü, camii ve eski taş evleriyle Reşadiye’yi ve yel değirmenleriyle
Kızlan Köyü’nü de ziyaret etmeyi sakın unutmayın.
Günübirlik tekne turları: Datça
limanından sabah kalkan tekneler çevredeki koy ve büklere yarım
ya da tam günlük geziler düzenliyor. Merkezden Mesudiye köyü
koylarına kadar Yarım günlük turlarla gidilip dönülüyor.
Hedef noktası Knidos olan tam günlük turlarda gidiş ve dönüş
güzergâhındaki koylarda yüzme ve yemek molası veriliyor. Uğranılan
önemli koy ve bükler arasında Kargı koyu, Hayıt ve Kızıl bük,
Palamut bükü yer alıyor.
Su sporları ve dalış merkezleri: Su
sporları ve yelken için en uygun yerlerden biri gebe kum, diğeri
perili köşktür. Dalmak isteyenler için
ise biri Datça merkezde diğeri Ak tur’da olmak üzere iki
alternatif dalış kulübü bulunmaktadır.
Gebe
kum: Yaklaşık 7km Uzunluğunda
kumsalı olan Gebe kum’a varmak için Datça’ya
4 km
kala, (Yel değirmenlerine gelmeden önce) Perili Köşk tabelasını
gördüğünüzde sola, 1 kilometrelik toprak yola sapıyorsunuz,
yol sizi kumsala ulaştırıyor. Gebe kum, Rüzgârın etkisiyle
kendisini çoğaltıp yayılan kumsalıyla denize girmek için çok
uygundur. Karşısındaki adaya denizden yürüyerek ulaşmayı sağlayan bir de sığlık
oluşmuş kumul hareketlerle.
|